Evrensel kurumsal yönetim ilkeleri olan “adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk” prensiplerini gözeterek yapımızı sürekli geliştirmeye çalışırız.

Kurumumuzun hangi değer ve önceliklerle, hangi süreç ve kurallarla yönetileceğini; yöneticilerin yetki ve sorumluluklarını; başta çalışanlarımız olmak üzere bütün paydaşlarımızın haklarını, Kurumsal Yönetim İlkeleri ile düzenleriz. 2015 yılında, kurumsal yönetim ilkelerinin şirket içinde benimsenmesi, uygulanması ve geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapmak üzere, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi’nin başkanlığında, üç üyeden oluşan Kurumsal Yönetim Komitesi’ni kurduk.

2016 yılında 94,2 olan Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notumuzu yaptığımız sürekli iyileştirme çalışmaları sonrasında 2017 yılında 95,1’e yükselttik. Yönetim Kurulumuza bağlı, Etik Kurulu, Denetim ve Risk Komitesi, Kurumsal Yönetim Komitesi ve Sürdürülebilirlik Komitesi bulunmaktadır.

DENETİM VE RİSK YÖNETİMİ

Şirketimizin muhasebe, iç kontrol, risk yönetimi ve finansal planlama birimleri için gerekli sistemlerin kurulması; bu sistemlerin işleyişi, uyumluluğu ve yeterliliğinin sağlanması ve bunlarla ilgili şirket içi yetki ve yükümlülüklerin belirlenmesi, Şirket Yönetim Kurulu tarafından oluşturulan “Denetim ve Risk Komitesi” vasıtasıyla yerine getirilir. Denetim ve Risk Komitesi’nin üç üyesinden ikisi Bağımsız Yönetim Kurulu Üyeleridir. Komitenin başkanlığını da Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi yürütür.

Denetim Başkanlığı, risk esaslı hazırlamış olduğu yıllık denetim planı çerçevesinde, şirketin risk yönetimi ve iç kontrol sistemini, aşağıdaki amaçlara ulaşacak şekilde düzenli olarak gözden geçirir ve Denetim ve Risk Komitesine doğrudan rapor eder:

  • Finansal ve operasyonel bilgilerin doğruluğu ve güvenilirliği
  • Operasyonların etkinliği ve verimliliği
  • Şirket varlıklarının korunması
  • Kanun, düzenleme ve sözleşmelere uygunluğun sağlanması.

Şirketin denetim fonksiyonu, iç kontrol sistemlerinin ne kadar sağlıklı işlediğini belirler ve hâlihazırdaki sistemlerin geliştirilmesine ve ihtiyaç olduğu tespit edilen alanlarda yeni sistemler kurulmasına ilişkin önerilerde bulunur.

Sektörümüze Yönelik Riskler 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO) göre, tarım arazilerinin küçülmesi, iklim değişikliği kaynaklı arazi bozulması, ürünlerin yetişmesi için uygun iklim koşullarının değişmesi gibi sorunlar, süt ve süt ürünleri sektörünü etkileyen önemli konular arasında bulunuyor. İklim değişikliği; köyden kente göç, yerel kalkınmanın gerçekleşememesi, tarımsal işsizlik ve yanlış kentleşme gibi birçok sosyal problemi de beraberinde getiriyor. Bu duruma hayvancılık sektöründeki yanlış uygulamaları da eklediğimizde sektörümüz açısından büyük bir risk oluşturduğunu görüyoruz.

Tarım ve gıda sistemlerinin hızla artan dünya nüfusunun ihtiyaçlarını sürdürülebilir şekilde karşılayıp karşılayamayacağı sorusu da gıda ve tarımın geleceği açısından ana soru olarak karşımıza çıkıyor.

Bu riskleri önleyebilmek için yerel kalkınmanın ve yerel yatırımların önemli olduğunu görüyor ve bu konuda faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz. Ayrıca çiftçilerimizin de bu konularda farkındalıklarını artırmak amacıyla eğitim faaliyetleri düzenliyoruz.

Öte yandan Türkiye’de süt sektöründeki en önemli sorunlardan birisi kayıtdışılıktır. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de üretilen sütün %44’ü süt sanayisine gidiyor. Kalan sütün bir kısmı hane halkı ihtiyacının karşılanmasında kullanılırken, önemli bir miktarı da kayıtdışı üretime ve sokak sütçülüğüne konu olmaktadır. Kalite ve hijyen koşulları belirsiz olan süt ve süt ürünleri, halk sağlığı açısından pek çok riski beraberinde getirirken, kamunun gıda güvenilirliği denetimlerinin etkisini de azaltıyor.

Kayıtsız üretim ve satışlar, bir yandan devletin gelir kaybına uğramasına yol açarken, diğer yandan da kayıtlı üretim yapan sanayi işletmeleri açısından haksız rekabet ortamı yaratıyor.

ETİK YÖNETİMİ

Sütaş Ailesi’nin bütün fertlerinin kurum kültürünü benimseyip, yaşatmasını sürdürülebilir başarımızın temeli olarak görüyoruz.

Sahip olduğumuz değerler, iyiyi ve doğruyu bulmak için bize hep yol göstermiştir. Bu değerlere bağlı kalmak, kararlarımızda ve davranışlarımızda istikrarlı olmamızı sağlar. Uzun yıllar devam eden bu tutarlılığımızla geleneksel ve çağdaş değerleri birlikte özümseyen iş yapış biçimimizi ve iş etiği kurallarımızı oluşturduk.

İş Etiği Kuralları

İş etiği kurallarımız kurum içinde veya dışında, tüm paydaşlarımız ile olan ilişkilerimizde ve yaptığımız işlerde sorumluluklarımızın çerçevesini çizer. Dolayısıyla başta çalışanlarımız olmak üzere iş ortaklarımıza etik ilkelerimizi anlayıp benimsemeleri için sınıf içi ve online eğitimler düzenleriz. Eğitimlerimiz kapsamında Etik İlkelerimiz, Etik Kurul, Etik Kurulun İşleyişi ve Başvuru Şekilleri ile Etik Kuralların İhlalinde Uygulanan Süreçler ile ilgili bilgilendirme yaparız.
İş etiği kurallarımızda, çalışanlarımızın rekabet yasaları ve mevzuatı konusunda bilgi sahibi olması ve rakiplerimizle ilişkilerin bu bilinçle yönetilmesi gerektiği tanımlıdır. Bu bağlamda, raporlama döneminde rekabete aykırı davranış, tröstleşme ve tekelciliği önleme konusunda sürmekte olan ve karara bağlanmış bir dava bulunmamaktadır.

Sütaş İş Etiği Kurulu

Sütaş İş Etiği Kuralları’nın duyurulması, anlaşılması ve uygulanmasından Sütaş İş Etiği Kurulumuz sorumludur. Kurul, Denetim Başkanı ve Sütaş Grubu Yönetim Kurulu’nun iki üyesinden oluşur.  Etik Kurulumuz, başvuru yapan çalışanımızın kimliğini ve başvuru konusunu gizli tutar. Etik Kurulumuz, bildirimi yapan çalışanın, yaptığı bildirimden ötürü zarar görmesine izin vermez.

Erişim Kanalları
Sadece İş Etiği Kurulu üyelerinin erişimine açık olan özel bir telefon hattı, özel bir posta kutusu adresi ve web sitesi olmak üzere üç ayrı erişim kanalımız bulunur. Bilerek doğru olmayan bir bildirimde bulunmak, inceleme sırasında iş etiği kurulunu yanıltmak ya da yardımcı olmamak da Sütaş İş Etiği Kuralları’na aykırıdır.

Bildirimler
Gelen bütün bildirimler, her hafta toplanan Etik Kurul tarafından değerlendirilir ve bildirim sahibine geri dönüş sağlanır. Bildirimin yolsuzluk ve rüşvet gibi bir etik kural ihlalini içermesi durumunda, yapılan araştırmadan sonra konu Disiplin Komitesi’ne sevk edilir. Etik Kurul’a 2016 yılı içerisinde 158, 2017 yılı içerisinde ise 152 bildirim ulaşmıştır.

sts is etigi tablo.png

 

YALIN YÖNETİM

Yalın Yönetimi sürdürülebilir iş yapış biçimini destekleyen stratejik bir yaklaşım olarak görüyoruz.

Değer zincirini, etkin ve güvenli şekilde yönetmek, en az kaynakla en verimli çıktıları elde etmek için, 2014 yılında “Yalın Yönetim Projesi”ni başlattık. 2016 ve 2017 yıllarında üretim süreçlerinde Yalın Yönetim’in genişletilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürüttük. 2016 yılında iç eğitimcilerimiz ile gerçekleştirdiğimiz Yalın Üretim eğitimlerine 833 kişi katılım sağladı.

2017 yılında Tire Entegre Tesislerimiz’de de Yalın Yönetim çalışmalarına başladık. Aksaray ve Karacabey Entegre Tesislerimizde de devam ettirdiğimiz Kaizen çalışmalarına ek olarak ayran paketleme bölümlerinde seçtiğimiz pilot hatlarda otonom bakım çalışmaları başlattık.

Aksaray, Karacabey ve Tire Fabrikalarımız’da SQCDMN (Güvenlik, Kalite, Maliyet, Teslimat, Motivasyon ve Çevre) temaları kapsamında performans göstergeleri ve aksiyonlar belirledik. Bunları hat, bölüm ve fabrika pano toplantıları ile takip ederek saha yönetimi uygulamaları hayata geçirdik.

Bütün bunların sonucunda, Yalın Yönetim uygulama çalışmalarına katılan çalışan sayımız 2015 yılında 323 iken, 2017’de 710’a, yürütülen iyileştirme çalışmaları sayısı ise 183’ten 1.111’e çıktı. 2017 yılında yalın yönetim uygulamaları ile 8.012.097 TL’lik iyileştirme sağladık.sts yalin yonetim tablo.png

YAZIYI PAYLAŞ