İnsanoğlunun sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için en temel, en dengeli ve besleyici gıda olan süt, besin öğeleri açısından da en zengin gıdalardan biridir.

İnsan vücudunun büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı kalması için şart olan bir dizi besin öğesini, süt doğal olarak içerir. Sütaş olarak bu değerli besin kaynağını, doğallığından ve hijyeninden ödün vermeden ambalajlı süt ürünlerine dönüştürüp, sütün doğasında olan iyilik ve bereketi daha fazla yaymak için çalışıyoruz.

2050 yılında 9,7 milyara yükseleceği tahmin edilen dünya nüfusunun gıda ihtiyacı günümüze kıyasla %50 oranında artacak. Hâlihazırda dünya çapında 790 milyon insan ihtiyacı olan gıdaya ulaşamıyor ve yetersiz besleniyor.

Artan gıda ihtiyacı ve yetersiz beslenme ile mücadelede süt ve süt ürünlerinin rolü çok büyüktür.

Birleşmiş Milletler Tarım ve Gıda Örgütü (FAO), “sürdürülebilir beslenme”yi, gelecek kuşaklar için gıda güvenliğine ve sağlıklı yaşama katkıda bulunan, çevreye etkisi düşük beslenme olarak tanımlar. “Sürdürülebilir beslenme” biyoçeşitliliğe ve ekosisteme zararsız, ekonomik olarak uygun, erişilebilir, yeterli ve sağlıklıdır. FAO bu kapsamda sütü yüksek besin değeri ve insan beslenmesindeki rolü nedeni ile "özel" bir gıda olarak sınıflandırır. 

İnsanın ilk gıdası olan süt beslenmemiz için ihtiyaç duyduğumuz temel besin öğeleri olan protein, karbonhidrat ve çeşitli vitaminler içeren doğal, dengeli ve hesaplı bir besin kaynağıdır. Süt ürünleri kalsiyum, potasyum, fosfor, protein ve A, B12, riboflavin ve niasin açısından kaynak niteliğindedir.

Ancak hiçbir gıda tek başına insan vücudu için gerekli besinlerin tamamını karşılayamaz. Sağlıklı beslenmede denge ve çeşitlilik esastır. Dengeli beslenerek günlük kalori ihtiyaçlarının %10’unu süt ürünleri ile karşılayan kişiler; günlük kalsiyum ihtiyaçlarının yaklaşık %50’sini, fosforun %30’unu, A vitaminin %30’unu, B12 ve riboflavinin %25’ini, proteinin %20’sini, potasyumun ve çinkonun %15’ini ve magnezyumun %10’unu karşılayabilirler.

Yeterli miktarda süt veya süt ürünü içeren diyetler, tüketicilerin günlük protein ihtiyacının %25-33’ünü karşılamada etkilidir (200-250 ml süt). (FAO) 

Sütaş olarak bu besin kaynağını, doğallığı ve hijyeninden ödün vermeksizin ambalajlı süt ürünlerine dönüştürüp tüketicilerimizin sofralarına sunarak, sütün doğasında olan iyilik ve bereketi yaymayı hedefliyoruz. 

Farklı beslenme ihtiyacı, sağlık sorunu ve diyet alışkanlıkları olan tüketicilerimize yönelik yeni ürünler geliştiriyoruz.

Mevcut ürünlerimizin light, az yağlı, yarım yağlı, az tuzlu vb. versiyonlarını da rafa çıkarıyoruz. 2000 yılında ilk light beyaz peyniri tüketicilere sunarak hayata geçirdiğimiz bu uygulamayı farklı ürün gruplarına uygulamaya devam ediyoruz. Özel beslenme ihtiyaçları olan tüketicilerimiz için de toplam ürün portföyümüzün %75’ini sodyumu ve/veya yağı azaltılmış, enerjisi düşürülmüş, light alternatiflerle beraber sunuyoruz.

Örneğin farklı ürün ihtiyacı olan bebek ve çocuklara yönelik olarak; 1 yaş üzerindeki küçük çocukların dengeli beslenmesi ve sağlıklı büyümesi için özel olarak geliştirilmiş çocuk devam sütü, anne sütü/devam mamasından sonra bebeklerin katı mamaya geçişini kolaylaştıran yüksek besleyici özellikte bir ek besin olan Babymix ile çocukların sağlıklı büyümeleri için gerekli olan besin öğelerinin vücut tarafından kullanılmasını sağlamak üzere geliştirilmiş Büyümix’i tüketicilerimize sunuyoruz.

Yovita ve laktozsuz süt de sindirim sistemi sorunları veya laktoz intoleransı olan tüketicilerimize yönelik olarak geliştirdiğimiz ürünlerimiz arasında yer alıyor.

Tüketicilerimizin farklı ihtiyaçları çerçevesinde sütte doğal olarak bulunan bazı besinlerin değerlerini artırıyoruz. Bu kategoride yer alan ürünlerimiz; Vitamin D, kalsiyum ve protein açısından zenginleştirilen Büyümix ile mevzuatta öngörülenden %25-28 daha fazla protein oranına sahip sade yoğurt ile %36 daha yüksek protein oranına sahip süzme yoğurttur. Bunlar, toplam ürün portföyünün %25,3’ünü oluşturur.

Ürünlerimizin şeker ve tuz oranlarını düşürerek sağlıklı beslenmeye destek veriyoruz.

Sağlıklı beslenme ve fiziksel aktivitenin yanı sıra, çağımız toplumunun sağlığı üzerinde en önemli tehdit unsuru olan bulaşıcı olmayan hastalıklardan (diyabet, obezite, kalp hastalıkları, vb.) korunma da önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü şekerin alınan kalorinin en fazla %10'unu oluşturması, günlük tuz alımının ise 5 gramın altında olmasını tavsiye etmektedir.

Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı ve Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı çerçevesinde 2015 yılında 23 çeşit peynirimizin tuz oranını düşürerek, mevzuatta belirtilen oranların altına çektik.

Bu çalışmalarımız sayesinde, 2015 yılına göre 2017’de tuz içeren ürünlerimizde, ürün başına kullanılan tuz miktarını %27 oranında düşürdük. Okul Sağlığı Bilim Kurulu kararına uyumlu biçimde Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2016 yılında yayımlanan okul kantinlerinde satılabilecek gıdalara yönelik genelge çerçevesinde, ilave şeker içeren ürünlerimizin reçetelerini gözden geçirdik. Kanunen zorunlu olmasa da, 2017 yılından itibaren piyasaya sunduğumuz tüm meyveli ve çikolatalı sütler ile meyveli yoğurtlarda bu oranları esas aldık.

Bütün bu çalışmalarla, 2015 yılına göre 2017 yılında ürün başına kullanılan şeker miktarını %13,1 oranında düşürdük.

 

BEYAZ PEYNİRİ YENİDEN TARİF EDEN MARKAMIZ: SÜZME

Sütaş, kaliteli besin öğeleri içeren ve pürüzsüz dokusu ile sofraların vazgeçilmezi olan Süzme Peynir kategorisini 2009 yılında icat etti. Tüm yaş kategorilerine hitap eden yumuşak lezzeti ve ağızda eriyen kıvamı ile her öğünde iştahla tüketilen Süzme lezzetleri kısa süre içerisinde Türkiye’nin en çok tercih edilen peynirleri oldu. Hem sürülebilen, hem dilimlenebilen eşsiz yapısı ile peynir kategorisini yeniden tanımladı.

Sütaş’ın tescilli markası olan Süzme’nin üretiminde, ultrafiltrasyon tekniği kullanılmaktadır. Bu özel üretim tekniği ile peynir altı suyu proteinleri olarak adlandırılan ve sütteki toplam proteinin yaklaşık %20’sini oluşturan serum proteinleri sütün içinde kalmaktadır. Bu proteinler sağlıklı bir bağışıklık sistemi için gereklidir. Ağır egzersizle zarar gören kasların onarımına ve yeni vücut dokularının oluşumuna yardımcı olurlar. Diğer taze beyaz peynirlere göre %25 daha fazla serum proteini içeren Süzme’de üretim tekniğinin sağladığı avantajla tuz oranını da en uygun oranda sabit tutmak mümkündür. Süzme üretiminde, taze beyaz peynirlere oranla %70 daha az enerji ve işçilik maliyeti, %80 daha az yağ ve protein kaybı olmaktadır. Kısacası Süzme; üretim teknolojisiyle çevreye, besin değeriyle sağlığa dost bir üründür.

YAZIYI PAYLAŞ