Değerli Paydaşlarımız,
Sevgili Sütaş Dostları,

Dünyamız; küresel ısınma, doğal kaynakların hızla tükenmesi ve  kirlenmesi, gıda güvenliği, açlık gibi tehditler altındayken, devletler, şirketler, sivil toplum kuruluşları ve bireyler olarak her birimizin “çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakmak” için mücadele etmesinin vakti geldi de geçiyor. 

Ne mutlu ki son yıllarda sürdürülebilirlik adına tüm dünyada, Türkiye’nin de aktif olarak katkıda bulunduğu somut gelişmelere tanıklık ediyoruz. Dünya devlerinin yanı sıra birçok ulusal ve uluslararası şirket tarafından da benimsenen eylem planları kısa, orta ve uzun vadede gelişmeler olacağının umutlarını taşıyor. 2016’da düzenlenen BM Sürdürülebilir Kalkınma Yüksek Düzeyli Siyasi Forumu'nda 22 ülke ile birlikte ülkemiz de, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’ne ilişkin ilerlemeyi gösteren Gönüllü Ulusal Raporunu sundu. Birleşmiş Milletler her yıl gerçekleştirdiği Sürdürülebilir Kalkınma Konferansı’nda “Gıda güvenliğini sağlama, beslenme imkânlarını geliştirme, sürdürülebilir tarımı destekleme ve herkes için kapsayıcı ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme” hedeflerini yineliyor. 2016 ve 2017’de yapılan G20 Liderler Zirvesi’nde ise birlikle hareket etmenin önemi vurgulandı. Bu hedefler, hepimiz için daha iyi ve daha sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmanın temel adımları.

İşimizin doğal ve ayrılmaz bir parçası olarak gördüğümüz sürdürülebilirlik anlayışımızın, tüm bu yerel ve evrensel çalışmalarla örtüşmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. ‘Sütün iyiliğini ve bereketini yayma’ misyonumuzla, doğal kaynakları emanetimiz, işimizi sosyal sorumluluğumuz olarak görüyor, ekonomik kalkınmayı hedefliyoruz. ‘Çiftlikten Sofralara’ entegre iş modelimiz ile süt değer zinciri boyunca riskleri öngörerek çözümler üretebiliyoruz.

İlk Sürdürülebilirlik Raporumuzu 2015 yılında yayınlayarak sizlerle paylaştık. Bu ilk raporda 2020 yılı için toplumsal, ekonomik, çevresel ve kurumsal bazda, bazıları ulaşılması oldukça zorlu hedefler belirledik. Bu seneki raporumuzda bir adım daha ileri giderek hem 2020 hedeflerimizi güncelledik, hem de Birleşmiş Milletler’in 2015 yılında kabul ettiği ve sürdürülebilir kalkınma için esas alınan 17 Küresel Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi ile uyumunu kontrol ettik. Bu raporumuzda da her bir hedefimizin hangi küresel kalkınma hedefi ile ilgili olduğunu gösterdik.

2020 hedeflerimiz doğrultusunda, her seviyeden çalışanımız kendi kontrol alanlarındaki tüm iş süreçlerini sürdürülebilirlik anlayışı ile gözden geçirerek yeniden tanımladı.  Bu sayede, tüm karar alma ve üretim süreçlerimizde, kullandığımız sudan elektriğe, çalışanlarımızın memnuniyetinden paydaşlarımızın gelişimine, verimliliği artırıcı uygulamalardan, ayak izlerimizin etkilerini azaltıcı çabalarımıza kadar attığımız her adımda örnek ve öncü uygulamaları hayata geçirdik. Bu hedefler pek tabii önümüzdeki yıllarda da rehberimiz olmaya devam edecek. 

Sürdürülebilirlik alanında son iki yılda kaydettiğimiz gelişmeleri sizinle paylaşmaktan gurur duyuyorum.

2016 yılında, 80 milyon dolarlık yatırım ve çevre dostu teknolojilerle kurduğumuz Tire entegre tesislerimizi faaliyete geçirdik. Doğal kaynakların daha verimli kullanıldığı, yüksek enerji verimliliğine sahip tesislerimizde, üretim ekipmanlarımızın Türk mühendisler tarafından geliştirilmiş olmasından ve süt fabrikamızın yenilenebilir enerji ile işlemesinden ayrı bir gurur duyuyoruz.

Aynı yıl “Sıfır Atık” hedefimiz doğrultusunda, Aksaray’da Türkiye’nin tarımsal nitelikli en büyük biyogaz ve enerji üretim tesisini açtık.

2016 yılındaki bu yatırımlarımız sayesinde, sera gazı emisyonlarının ve atıkların azaltılması, lojistik ve ofis kullanımı da dâhil olmak üzere tüm enerji ihtiyacımızın çiftliklerimizin organik atıklarından sağlanması hedefleri başta olmak üzere birçok hedefte ilerleme kaydettik.

Tüketicilerimizin bizlerden beklentileri her geçen gün artıyor. Aldıkları ürünlerin kendi değerlerine ve ihtiyaçlarına uygun üretilmesini ve içerikleri hakkında şeffaf bir yaklaşımla daha fazla bilgilendirilmeyi istiyorlar.  Biz de, inovasyonla farklı ihtiyaçlara yönelik yenilikçi ürünler üreterek, mevcut ürünlerimizin şeker ve tuz oranlarını azaltarak ve ürünlerimizle ilgili daha fazla bilgi vererek tüketicilerimizin bu talep ve çağrılarına cevap veriyoruz.

Yenilikçi ürün ve uygulamalarımıza temel olması açısından sektörümüzün ilk Ar-Ge merkezini 2016 yılında Karacabey’de kurduk. Merkezimizde sayısı 40’ı aşan uzman,  yeni ürün ve süreçleri geliştirmenin yanı sıra, yeni üretim tekniklerinin bulunması, mevcutlarının geliştirilmesi ve sütçülük odağındaki faaliyetlerimizin tamamında verimliliğin artırılması konularında çalışıyor.

Enerji faaliyetlerimizde çiftliklerimizin gübreleri ve fabrikalarımızın organik atıklarını işleyerek elektrik ve ısı enerjisine dönüştürürken aynı zamanda organik gübre elde ediyoruz. 2017 yılında tarım arazilerinin tarımsal üretim kabiliyetinin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak üzere, organik gübrenin yanı sıra organomineral gübre üretimine de başladık.

2017 yılında Tire yem fabrikamızı üretime geçirerek, sütünü aldığımız üreticilerimize daha fazla kaliteli yem sağlama imkânına kavuştuk.

Süt hayvancılığının gelişimine katkıda bulunmak amacıyla 1998 yılında başladığımız eğitim çalışmalarımızda, süt hayvancılığı eğitimi alan üretici sayısında hedefimize daha da yaklaştık. Eğitim çalışmalarımız, yem ve gübre üretimlerimiz ile üreticilerimizin kaliteli süt elde etmesine yardımcı olurken, çiftliklerin verimliliğini artırma hedefimizde de önemli yol kat ettik.

2016 ve 2017 yıllarında lojistik operasyonlarımızın tamamında daha ileri iyileştirmeler yaparak, bir yandan operasyonlarımızda verimliliği artırırken bir yandan da bu operasyonlarımızın çevreye etkisini azalttık.

Sürdürülebilirlik hedeflerimize ulaşmak için işbirliklerinin önemini biliyoruz. 1996 yılından bu yana devam eden ve kamu-sanayi-üniversite işbirliğiyle gerçekleştiğimiz, süt üreticilerine yönelik eğitimler ve sektörümüze nitelikli insan yetiştirme çabalarımız bu işbirliğinin en iyi örneklerinden.

Ayrıca 2017 yılında TEMA Vakfı ile işbirliğiyle, organomineral gübrelerin tarım alanlarında kullanımı ve potansiyel uygulama alanları konusunda çalışmalara başladık. Bu çalışmanın ilk ayağı olarak, bilim dünyasının organomineral gübreye bakış açısının ortaya konulması ve bu konuda yapılan araştırmaların derlenmesi amacıyla bir çalıştay düzenledik.  Çalıştayda sunulan bildirileri, kitap haline getirerek kamuoyu ile paylaştık.

Mutlu bireyler, refah içinde bir toplum ve sağlıklı bir çevre hedefiyle, güçlü kurum yapımızı koruyarak, sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için çalışıyoruz ve çalışmaya da devam edeceğiz.

Sütaşkımızı bizimle paylaşan başta çalışanlarımız olmak üzere, müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve bizi her gün sofralarına konuk eden tüketicilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Saygılarımla,
Muharrem Yılmaz
Yönetim Kurulu Başkanı

YAZIYI PAYLAŞ