Sütün kalitesini, verimliliğini artırmanın ve sürdürülebilir kılmanın yolu kaba yem için kaliteli bitkisel üretimden geçiyor ve bu da değer zincirimizin ilk halkasını oluşturuyor.

Yemlerin aynı kalite ve standartta olması amacıyla hem kendi arazilerimizde hem de sözleşmeli üreticilerin arazilerinde kendi tohum ve gübrelerimizin kullanılmasını sağlıyoruz. Ayrıca üretim alanlarını sürekli kontrol ederek, sürdürülebilir tarım uygulamalarını da içeren konularda tarlabaşı eğitimleri veriyoruz.

2017 yılı sonu itibariyle, 4.000’i kendimizin olmak üzere toplam 7.250 dekar arazide kaba yem için bitkisel üretim yaptık. Ayrıca 37 sözleşmeli üreticiyle hububat silajı, 52 sözleşmeli üreticiyle mısır silajı üretimi gerçekleştirdik. Bitkisel üretimden elde ettiğimiz kaba yemleri, hayvancılık işletmelerimizin ve süt aldığımız üreticilerin kaba yem ihtiyaçlarını karşılamak için kullandık.

Sürdürülebilir Bitkisel Üretim Uygulamalarımız

Sürdürülebilir Kalkınma Derneği Sürdürülebilir Tarım (ve Gıdaya Erişim) Çalışma Grubu tarafından hazırlanan “Sürdürülebilir Tarım İlkeleri”ni tarımsal faaliyetlerimizde rehber olarak kullanıyoruz. Bu ilkelerin yaygınlaştırılması amacıyla süt ve yem bitkisi üreticilerinin sürdürülebilir tarım ilkelerine uyumlu üretim yapmalarını sağlayacak çalışmalar yapıyor, eğitim merkezlerinde verdiğimiz eğitimlerle çiftçilere yol gösteriyoruz.

Bitkisel üretim süreçlerinde toprak yapısını korumayı, verimlilik ile kaliteyi artırmayı, yeraltı su varlıklarını ve çevreyi korumayı hedefliyoruz. Bunu yaparken; yem bitkisi yetiştirilen arazilerde her yıl toprak analizi yaptırıp, topraktaki besin öğeleri dışında, ağır metal veya diğer bulaşmalar olup olmadığını kontrol ediyoruz. Analiz sonuçlarına göre, ekilecek ürünün ihtiyacı olan makro-mikro besin elementleri ve bu kapsamda toprağa ne tür gübre verileceği, gübrelemenin miktar, yöntem ve zamanlamasını belirliyoruz.

Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik yapısını korumak ve toprak erozyonunu önlemek amacıyla toprağın pulluk ile alt üst edilmesinden kaçınıyor, hasat sonrası bitki artıklarının toprak altına gömülmesini sağlıyoruz. Toprak yapısını iyileştirmek için, biyogaz tesislerinin atıklarından üretilen %100 doğal organik ve organomineral gübre çeşitlerini kullanıyor, bu gübre çeşitleri sözleşmeli çiftçilere de öneriyoruz.

Aynı ürünün üst üste ekilmesi sonucu toprakta besin maddelerinin azaldığı ve o ürüne özgü̈ hastalık ve zararlıların çoğaldığının bilinciyle, ekim nöbeti uyguluyoruz.

Bitkilerin sulama dönemlerini tansiyometre gibi ekipmanlar ile belirliyor, sulamada damlama sulama sistemi kullanıyoruz. Böylece bitkisel üretimde su tüketimini asgari seviyede tutuyoruz.

Bitki koruma ürünleri kullanımından kaçınıyor, gerek duyulması halinde yetkili kişiler tarafından reçete edilmiş ve sadece mevzuatta izin verilen ürünleri kullanıyoruz.

Zirai ilaç ve gübreleri, kullanım sırasında çevreye olan zararlarını asgaride tutmak için su varlıkları ve toprak ile temas etmeden uyguluyoruz. Tarım kimyasalları ile uğraşan tüm çalışanlara koruyucu kıyafet ve ekipman veriyor, düzenli sağlık kontrollerinden geçmeleri sağlıyoruz.

Çiftliklerden çıkan atıkları, mevzuata uygun olarak ayrı yerlerde depoluyoruz. Geri dönüştürülebilir atıkların onaylı firmalar tarafından toplanarak, geri dönüşüm tesislerine gönderilmesini sağlıyor, dönüştürülemeyen atıkları ise tehlikeli atıkları bertaraf etme konusunda lisanslı tesislerde imha ediyoruz.

YAZIYI PAYLAŞ